make your own website for free









Sevda Müjgan'la Uzun Bir Yolculuk

Münire Çalışkan tuğ

Sevda Müjgan’la yolumuz edebiyata merakımız nedeniyle 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde kesişti. Dört yıl boyunca okuduk, tartıştık, kitap alış verişi yaptık, Samsun’un sokaklarını birlikte adımladık. Ama ben hiçbir zaman onun kadar tutkulu bir okur olamadım o yıllarda. 

Mezun olunca önceleri birbirine uzak illerde çalışsak da sonra yakın illere öğretmen olarak atandık. Ben Kastamonu Cide’deydim, Sevda Bartın’da. Yeniden yan yana geldik. Evlenmiştik, çocuklarımız vardı. Dost sofralarımızda sandalye sayılarımız artmıştı. Çocuklarımız birbiriyle oynuyor, birbirine oyuncaklar armağan ediyor, oyunlarını ve oyuncaklarını paylaşmanın tadını çıkarıyorlardı kurdukları oyunlarıyla. Kızım kendi yaşıtı birisinden ilk oyuncak armağanını Sevda teyzesinin kızı Türkü’den almıştı. Biz de adını “Türkü” koymuştuk lahana bebeğimizin. O günden sonra hiç yanından ayırmadı kızım Türkü’yü. Ta ki 1999 depreminde anneleriyle beraber ninnilerini ve türkülerini de yitiren çocukları görene dek. Depremzede çocuklara armağan etti kızım çok sevdiği Türkü bebeğini. 

 
Yakın arkadaşlarım arasında yayımlanan ilk kitabını alıp kapımı çalan da Sevda Müjgan’dı. O, “Ankara’da Kar Yok” dediğinde takvimler 1996’yı gösteriyordu.
   
İstanbul’un birbirine uzak semtlerini yürüyerek ilk onunla gezdim, Belgrad Ormanlarında ilk yürüyüşü, Büyükçekmece sahilinde denizi izleyerek ilk kahvaltıyı onunla yaptım. Otobüste el ele tutuşan iki sevgili için yazdığım şiiri otobüsten inerken bloknotun sayfasını koparıp gençlere verdiğimde onun Kâğıthane’deki evine ilk defa gidiyordum. Boğaziçi Üniversitesinde bir tiyatroyu ilk olarak onunla izledim: Zabel. Üniversite yıllarımda okuduğum “Sevgili Arsız Ölüm”ün tiyatroya uyarlanmış Dirmit’ini izlediğimiz Sainte Pulcherie Lisesine ilk onunla gittim. Fransız Kültür Merkezinde ilk konseri, Akbank Sanat’ta ilk etkinliği birlikte izledik. Televizyonda ilk defa canlı yayına çıktığımda yine birlikteydik. Öğrencilerimin birçok yazara yazdığı mektuplar, çizdiği resimler ilk olarak onun internet sitesinde yayımlandı. Yaşadığım kentten uzak bir ilde, Ankara’da, bir derginin düzenlediği edebiyat etkinliğinde ilk kez konuşmacı olarak da yan yana yer aldık.   
                 
Sosyal yaşamdaki bu yolculuğumuza Sevda Müjgan’ın kitapları girdi, girmeye devam ediyor. Yol arkadaşlarımızın sayısı arttıkça çoğaldık, zenginleştik. Yazdığı, okuduğu kitaplar, kitaplarındaki kahramanlar, söyleştiğimiz kişilerle sürüyor çoğul yolculuğumuz. İkimiz de bu yolculuktan çok keyif alıyoruz.

Kitaplarla Yolculuk
 Sevda Müjgan’ın kapımı çalan ilk kitabı, 1995’te Çankaya Belediyesi ve Damar Edebiyat Dergisi’nin birlikte düzenledikleri yarışmada ödüllendirilen “Ankara’da Kar Yok” adlı öykü kitabıydı. Daha çok otobiyografik öykülerden oluşan bu kitapta öykü ile şiirin harmanlandığını, okurken her iki türün damağınıza yapışan tadını hissediyorsunuz. Öyküleri okurken, büyük kentlerin uzağında yaşayan, daha çok da kadın aydınlarla keyifli bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Kitabın yeni baskısının olmayışının edebiyat dünyamız için bir eksiklik olduğunu düşünüyorum. 
           
2002’de Kültür Bakanlığı tarafından basılan “Ankara’da Sanata ve Eğitime Adanan Yaşamlar” ve 2008’de Öğretmen Dünyası Yayınları tarafından okurla buluşturulan “Ne Yazsam Eksik” adlı kitaplarıyla öğretmen kökenli ressam ve yazarlarımız katıldı yolculuğumuza. Adnan Turani’den Turan Erol’a, Kayıhan Keskinok’tan Serap Etike’ye, Talip Apaydın’dan Mahmut Makal’a, Muzaffer İzgü’den Ali Yüce’ye, kendisini tanımaktan, kısa bir süre de olsa öğrencisi olmaktan gurur duyduğum Hasan Kıyafet’ten yine Sevda Müjgan aracılığı ile tanışmaktan onur duyduğum Münevver Oğan’a kadar 22 eğitimci sanatçıyla yer yer yaşam öyküsü, yer yer öykü, deneme tadında sürdü yolculuğumuz. Okumanın, yazmanın, Anadolu insanını aydınlığa taşımanın büyük suç sayıldığı, sürgünlerle, hapislerle cezalandırıldığı yıllarda onların dimdik durabildiğini görmek bizim de direncimizi artırdı.
             
Daha sonraları çocuk ve gençlik edebiyatına yöneldi Sevda Müjgan. Bu alan ciddi bir hassasiyet gerektiriyordu ve bu hassasiyet kendisinin de öğretmen kökenli olması ile daha bir önem kazanıyordu. Çocuklar ve gençler için yazdığı kitaplar üzerinden hiçbir karşılık beklemeden il il, ilçe ilçe, hatta köy köy dolaşıp drama çalışmaları da yapan Sevda, çocukların kafasında güzel sorular oluşturmaya, kendilerini geliştirmelerine kapılar aralamaya çalışıyor. Onun bu çabası içinden geçtiğimiz bu dönemde ayrıca kıymetli.
   
Gençlik edebiyatı içinde değerlendirebileceğimiz Jako Olayı adlı roman daha cep telefonlarımızdan videolar izleyemediğimiz zamanlarda yazıldı. Onun kitabındaki telebilgifonla, telefon, televizyon ve bilgisayarın tek bir aygıtta birleşebileceğini ilk onun kitabından okuduk. O günler için kısmen bilimkurgu olan bu ilk gençlik çağı romanında anlatılanlar bugün gerçektir.
Unutmayın bugün elinizden düşürmediğiniz akıllı telefonlarınızı fikir annesi Sevda Müjgan’dır.
   
Revenge Adlı Çiçek romanı ise çocukları Yeşil Koru Villaları’na ve orada yaşananlara ortak olmaya çağırdı. Kitabın 94. sayfasından aktarırsam “Revenge Adlı Çiçek”, yaşamı zenginler ve yoksullar ya da sizler ve bizler diye ayırmaz. “Tüm canlılar birbiri için vardır. Birlikte güzeldir. Omuz omuza verdikleri, el ele tutuştukları zaman güçlenirler. Güçlenen insan her zorluğun üstesinden gelir. İnsanlar insanları sever.” Çocuklarının düşünmesini, anlamasını, sormasını, en önemlisi de gülümsemesini isteyen her anne baba onları bu kitapla buluşturmalı diye düşünüyorum.

10 yaş üstü çocuklar için olan Kahraman Benim adlı öykü kitabı hem ayrı ayrı öyküler hem de kurgusal özelliği açısından bir roman tadında okunabilecek bir kitaptır. Çocuklarımız küçük yaşta yazmanın yaratıcı ve büyüleyici evreni ile tanıştırılmalı diye düşünüyorum. Bu onlara bir yandan kendilerini ifade becerisi kazandırırken diğer yandan da yaşadıkları sorunlara çözümler üretebilme ve düş dünyalarını zenginleştirme olanağı sunar. Kitabın arka kapak yazısından aktarayım devamını: “Duru öğretmen, öğrencilerini yazmanın büyülü evrenine çekiyor. Hem de deneysel bir oyunla. Öğrencileri heyecanlandıracak ve düşündürecek. Bu oyunun sonunda bütün kahramanlar kazanıyor çünkü onların eli kalem tutuyor. Özcesi, yaşamın penceresi öykünün penceresini selamlıyor. Konuşmanın ve yazmanın zorluğu sınıfta oynanan bir oyunla ortadan kalkabiliyormuş meğer.”
             
Sevda Müjgan’ın çocuk edebiyatı yolculuğu 2011’de Gendaş Yayınları Çağdaş Türk Yazarları Çocuk Kitapları serisinden çıkan 10 kitaplık bir setle devam etti. Geçtiğimiz ay aynı kitap seti yayınevi tarafından “Sevda Müjgan Kitaplığı” adıyla çocuklarla yeniden buluşturuldu. Ne güzel değil mi? SEVDA MÜJGAN KİTAPLIĞI. Kulağa nasıl da hoş geliyor! Aynı yayınevi 2011 yılında öğrencileri Öykü Akademisi 3 ve 4, 2012 yılında Öykü Adası 4-5 (6’şar öykü-6 fasikül) ile buluşturdu.
   
Sevda Müjgan çocuk edebiyatı yolculuğu, 2012 yılında 2. – 3. ve 4. Sınıf öğrencilerine yönelik hazırlanan farklı setlerde 11 kitabına yer veren Yuva Yayınları ile 2017 ve 2018’de de sürdü. Öykülerle Değerler Eğitimi 2 – 3 - 4 adlı 10’ar kitaplık üç set çocuklarla buluşturuldu. Ne yazık ki günümüzde değerler eğitimi pek çok kişi tarafından yalnızca dinsel değerler olarak görülüyor. Merak, paylaşma, sevgi, sorumluluk, merhamet, yardımseverlik, hayal gücü, dostluk, cömertlik, iyilik, doğruluk, dürüstlük, sabır, anlayış, kardeşlik, adalet, özgüven, çalışkanlık sadece para kazanmayı, kendini bazı çevrelere yakınlaştırıp tanınmayı hedefleyen çoğu çocuk edebiyatı yazarı için değerden sayılmıyor. Din ve gelenek soslu, albenili kurgu ve cümleleriyle çok satanlar, çok okunanlar, çok kazananlar listelerinde boy gösteren bu yazarlar çocuklarımızı karanlık bir geleceğe doğru yola çıkarmaktan sakınmıyorlar. Tam da bu noktada çocuklarımızın Sevda Müjgan’ın Değerler Eğitimi ile buluşturulmasının bu kötü gidişin önüne set çekebilmede katkıları olabileceğini düşünüyorum.
             
Söze, “Sevda Müjgan’la uzun bir yolculuk” diye başlamıştım. Yolculuğumuz sürüyor.

Ekin Sanat Dergisi, Temmuz 2018

© sevdamujganyuksel 2017  - Her hakkı saklıdır.